9/2/2010 - ATLANTİS VE AŞK
Batmada maviler üzerinde ihtişamları,
Ve seçilmiş bin sevda..
Asırlık tahtlarından, bulutlar arası yolculuklara
Adı, tragedya...
Ne gömüt, ne kördüğüm
Kırk bin yıllık kavgadan,
Zafer dönüşün...
Yenilendiğini bilmeden, eskiliğindeki gücün,
Bir cennetin kapıları kadar dar,
Uykusunda başmışlar düşünmeyi,
Ayartmışlar...
Elveda yarı insan, yarı tanrı olmaya,
Toprak şaşkın, gök ağlıyor, Thera kan kusuyor
Bu son gün
Bu, son bakış sevdaya..
O an, Meryem kadar masumdu yüzleri,
Bir fırtına ki, ey tanrım
Başladı ulumaya ,
Ve okundu ap açık , ortaya
Efsanenin şiiri...
Faydasızdı haykırmak,
Yıkldı başlarına dünyaları,
Süs süs, tapınak tapınak..
Ayazda soğumuş suçu işlenmemiş sayarak,
Yoktu kurtulmak...
Damarlardan okyanusa aktı tüm yaşam,
Hece hece,
Aşk aşk.....
şehnaz aysel ateş
Bağlantı
5/2/2010 - yeni bloglarımız....
yeni blog sayfalarımıza alıştık galiba....
ilk günler, tam bir kabustu....hep bunun gerçek olmadığını ve uyandığımda, eski blogları bulacağımı umarak ,dileyerek yatağıma yattım...
tabi ki olmadı...gerçekmiş meğer....
ilk zamanlar her şey bir kabus gibi geldiyse de sonradan belki de mecburen çünkü buradaki dostluklarımızdan vazgeçemediğimiz için alışmak zorunda kaldık..
şu an yaşadığımız problemler de aza indi gibi....
beni en çok üzen, blogların değiştiği ilk gün şablonumun ve şiirime gelen arkadaşlarımın yorumlarının silinmiş olmasıydı...resmen şok oldum....
ardından da gelen arkadaşlıklara onay vermekte zorlanışım beni çok üzdü....onayla diye tıklamama rağmen, çoğunun onaylanmamış olduğunu farkettim....aklımda kalanları kendim sonradan ekledim....
bunları neden mi yazıyorum...hiç ...öylesine....
belki de sizlerle sohbet etmek içindir....kim bilir....
bloglardaki ikinci yılım bu ay doldu....her şeye rağmen her zaman burada arkadaşlarımla olmaktan çok mutluluk duydum....
blogcuya teşekkür ederim...
buradaki bütün arkadaşlarımı çok seviyorum....
Yorumlar (5) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı
Bu Sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....
SABLON DUZENLEME MURATENA.BLOGCU
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal... Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, 'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı: Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!Mehmet Akif Ersoy
cursor